KOMŞU HAKLARI

KOMŞU HAKLARI

Kıymetli din kardeşlerim:
Sizlere bu sohbetimizle toplu yaşamanın üzerimize yüklediği bazı sorumluluklardan bahsedeceğim. Onlardan sadece bir tanesi ama önemli olan bir tanesi de komşu haklarıdır. Kâinatın Efendisi Mi-raç'dan dönüşünde Eshab-ı Kirama ve dolayısıyla kıyamete kadar gelecek ümmet-i Muhammed'e komşunun ne demek olduğunu şu cümlelerle ifade buyurdular: "Rabb'im bana komşu haklarından bahsetti o kadar bahsetti ki, komşu komşuya mirasçı olacak zannettim. Allah (CC) kula ilk önce komşusundan soracak".
Evlerimiz duvar duvara, sefertası gibi üst üstedir. Komşumuzla aramızda el kalınlığında bir duvardan başka perde yoktur.
Öyleyse çok dikkatli olmaya mecburuz. Ne biz onu rahatsız etmeliyiz ne de o bizi rahatsız etmelidir.
Madem bir evin muhtelif odaları hükmündeki dairelerde yan yana, üst üste yaşamaya mecburuz, öyleyse birbirimizi incitmekten çekinmeli, rahatsızlık vermekten korkmalıyız. Şayet komşu hakkını biliyor, komşuyu rahatsız etmenin vebalini idrak etmiş bulunuyorsak.
Komşu hakkının çok büyüklüğünü, komşuyu rahatsız etmenin vebalinin pek ağır olduğunu birkaç hadis-i şerif ile açıklayalım:
"Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse komşusuna eziyet etmesin!"
"Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse misafirine ikram etsin!"
"Allah'a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin yahut da sükut eylesin!"
Kaba saba komşulara, çevresini incitmekten çekinmeyen anlayışsızlara mütenebbih olmak için bu hadis-i şerif yetmez mi? Bir seferinde de: "Komşusu kendisinden emin olmayan kimse (tam) imân etmiş olmaz" buyuruyor. Tabi bu kategoriye bütün komşuluklar girmektedir dükkan, seferde yol komşuluğu vs.
Evet gerçek Mü'minden konu komşu emin olur, haksız yere rahatsızlık görmezler, zulmüne sıkıntısına maruz kalmazlar.
Bu nedenle islâm dininde komşuluğun çok önemli yeri vardır. İster müslüman olsun ister başka dinden olsun, komşuların birbirlerine yardım etmeleri müslümanlığın icapların- dandır. Cenab-ı Peygamber (SAV) komşuluk hakkını üçe ayırmıştır. "Bir hakka sahip olan komşu, iki hakka sahip olan komşu, üç hakka sahip olan komşu" Bunlardan ilki müslüman olmayan komşudur. Bunun yalnız komşuluk hakkı vardır. ikincisi müslüman komşudur. Bunun da komşuluk ve islâmiyet hakkı vardır. Üçüncüsü ise hem müslüman hem akraban olan komşudur. Bu çeşit komşuların üç hakkı vardır.
Komşuluk hakları nelerdir? Komşuya selâm vermek, onunla sözü fazla uzatmamak, durumunu fazla soruşturmamak, hastalık hâlinde onu ziyaret etmek, başına bir musibet geldiğinde taziyede bulunmak, darlığını paylaşmak, sevincine iştirak etmek ve sevinçli anlarına katıldığını göstermek, düşkünlük hâ- linde elinden tutmak, evden onun gizliliklerine bakmamak, evinin önünü, oluğundan akacak suyunun yolunu, evinin önünden külünün atılacağı yeri, evine gelecek yolu daraltmamak, evine alıp götürdüğü şeylere dikkat etmemek, bulunamadığı zaman evine göz-kulak olmak, konuşmasını izni olmadan dinlememek, mahrem taraflarına bakmaktan sakınmak, kadın hizmetçilerine bakmamak, çocuğu ile konuşurken nazik davranmak. Bunların hepsi komşu haklarındandır. Bir hadis-i şerifte:
"Ev almadan komşu; yola çıkmadan evvel arkadaş araştırınız" buyurulmuştur. Diğer bir hadiste de: "Başındaki komşusu açken yemeğini yiyip kamını doyuran gerçek
ü'min değildir". "Allah'a ve kıyamet
L
gününe inanan, komşusuna ikram etsin" "Bir kulun kâmil bir mü'min olmasına imkân yoktur, ancak komşusu onun şerrinden emin olmadıkça. Hatta komşusunun köpeğini bile taşlamak ona ezadır" buyuruluyor.
Çünkü mü'min bilir ki, imânda kemale eren kimse, komşusuna ezi-yet etmekten çekinir, rahatsızlık görmekten korkar. Sevgili Peygam-berimiz bu hakikati:
"Kim komşusuna eziyet ederse bilsin ki bana eziyet etmiştir; Kim bana eziyet ederse bilsin ki Allah'a (CC) eziyet etmiştir" diyerek dile getiriyor. Bir defasında Peygamberimiz düşmanla karşılaşmak üzere iken durdu ve
çevresine buyurdu ki:
Komşusuna eziyet edip, rahatsızlık veren benimle savaşa katılmasın. Ayrılıp çıksın, ihtimal ki onun bu günahı savaşı kaybetmeye sebep olur". Diğer bir hadis-i şeriflerinde:
"Tam imân etmiş olmaz, kendisi tok olarak uyurken komşusunun aç olarak yattığını bilen kimse". Diğer bir hadisinde: "Arkadaşın hayırlısı arkadaşını terk etmeyendir. Komşunun hayırlısı da komşusunu terk etmeyendir" buyurmuş.
Hz. Aişe (RA) validemize "kimler komşu sayılır komşuluğun sınırı ne-dif?" diye sorulduğunda "her cihetten kırk ev olduğunu bilmektir" demiştir. Peygamberimizin (SAV) "Haberiniz olsun kırk ev komşudur'' hadisinden yola çıkarak İbnu Şihab "Kişinin sağından, solundan, önünden ve arkasından kırk ev komşusudur" demiştir.
Sade komşuluk değil bütün kurallar islâm'a uygun yapılsa, haram helâl gözetilse insan ilişkileri,islâmca, insanca yapılsa, karşımız-dakini kardeşimiz bilsek, ne idiğü belirsiz şeyleri kullanmasak, Hak hukuka

riayet edilse ben şunalnanıyo-rum W devletin yükü dörtte üç azalır, hapishaneler boşalır, hastaneler boşalır, mahkeme masalarındaki tavana kadar yükselmiş olan evraklar kaJmaz, çok azalır, birbirimizle ilişkilerimiz süt Uman dur kimse Mmseyi aldatmaz, kimse kimseden haraç rüşvet almaz. Çünkü Allah'ını bilen vatandaş bunların hiç birini yapmaz, yapamaz.
Ben 1950 yılında İsparta'nın Ulubor ilcesine misafirliğe gittim. Orda sevdiğim Hacı Naci Efendi vardır (Allah rahmet eylesin) onda misafir kaldık. Bu sözü o söylediydi; "Hocam boru Ulubor hapishanesinde Cumhuriyet kurulduğundan beri bir kimse hapishaneye girmemiştir.'' işte canlı bir örnek. Bunun böyle olacağına yüzde yüz eminim.
Sohbetimize komşu haklan hususunda (Tabarani) den alınmıştır bir hadis-i şerif ve dilimiz döndüğü kadar acizane biraz açıklamaları ite devam edelim.
Abdullah Ibn-i Ömer (RA) bir gün koyun kesmiş ve kölesine, koyununu yüzdükten sonra evvelâ yahudi komşudan dağıtmaya başlamasını emretmiştir ve unutmasın diye ıs-rarta tekrariamıştır. Dinimizde kurban etlerinden yahudi ve hıristiyan komşulara da vermek/komşu hakkı olarak sayılmıştır.
Cennetteki köşkler, saraylar o mffminler içindir W, onlar ifam-ı taam, ifşa-i selâm ve gündüzleri sâim geceleri kaimdir.
r$teWm ibrahim (AS)tam yemek istedikleri vakitte, kendisiyle beraber
yiyecek bir misafir olmazsa, iki mil kadar yol gidip misafir arardı. Evinin dört kapısı vardı. Her birinde misafir, arzusuyla beklerdi. Oran için ceddimiz ibrahim'e ı(AŞ)misafir babası diye ad vermisttr.
Bir hadisi şerifte komşu hakları 8 madde de özetlenmiş;
. 1-Hastaiandığında onu ziyaret etmek:
Her müslüman'ın hasta ziyareti kurallarını bilmesi icap ediyor. Bu çok önemli bir kural, zarar) olmayan bir hediye mümkünse götürülür, hastalığı sari ise yanına girilmez bakıcısına hediyesi verilir, bir ihtiyacı varsa haberimiz olsun denilir, selâm ve sevgilerini iletmesi rica edilir. Şayet sari (bulaşıcı) değilse yanına kadar çıkıp bizatihi hatırını sorarak iyi sözler söyleyerek duasını talep etmeli ve ziyaret çok kısa olmalı. Diğer eserlerimizde daha geniş tafsilatı vardır.
2-lhtiyacı olunca borç vermek:
ihtiyacı bitirmek islâm'ın kökeninde var. Buna binaen yardım sandıklan kurmuşlar, Yonca teşkilatı bu gibi işlerle de meşgul olurdu, imece usulü bütün ihtiyaç sahiplerinin işi görülürdü. Bu gün biraz insanlar üzerinden güven kalktı, itimat edilir sözünde durur kişilere bu iyilikte devam etmeli, hatta bu bunu insan bir nimet bilmeli. Büyüklerimizden biri: , "Güveniniz yoksa gelse de olur kabilinde bir miktar vermeli, gelmeyince de üzülmemeli buyurmuşlar.
3-Zor durumda iken yardıma olmak:
Peygamber Efendimiz (SAV) "Maşrıktaki bir müslüman'ın ayağına batan bir dikenden, mağrıbtaki bir müslüman acı duymadıkça gerçek mümin olamaz" buyuruyor.Hulasa din kardeşimize elimizden geleni esirgememeliyiz.Az bundan ne olur dememeliyiz.Verilmediğinde az da yok."Damlaya damlaya göl olur, bakmaya el olur" demiş atalarımız.
4.İyiliğe nail olunca tebrik etmek sevincine katılmak;
Peygamberimizin bu güzel tembihini bu gün yerine getirmek mesele değil.İletişim günden güne gelişiyor.Biz bile düğün nişan ev alma , bunu gibi güzel şeylere nail olan kardeşlerimize telgraf çakiyoruz , çemiyet yapılırken sizin bu tebriğiniz okunuyor.
Bayram kandil tebrikleri de böyle bir insan için ne büyük devlettir. Kandillere, bayramlara kavuşmak. Bunlarda hep birer sevinç nedenleridir.
5- Başına bir musibet geldiğinde onu teselli etmek (Acısını paylaşmak)
Dünyanın acı tatlı pek çok cilveleri van Bir kardeşimiz acı bir cilveye maruz kalınca ona da ortamın durumuna göre yardımcı olmak, teselli etmek "Elhükmü lillah" hüküm Allahü teâlâ'nındır deyip acısını unutturacak güzel sözler söylemek.
Şair:

"Mihneti zevk etmekdedir alemde hüner
Gam-ı şad-i felek böyle gelmiş böyle gidir."
Bir diğeri de:
Feleğin lutfu cahil-i nadan olana
Türlü belayı kamil-i irfan olana.

6- Havasını (ve manzarasını) kapatmamak için evinin önünde bina inşa etmemek.
Komşunu , kardeşini mademki seviyorsun ilk önce onu düşüneceksin
iştişare edeceksin, rızası olmayan şeyi yapmayacaksın.Bu duruma ben maruz kalsaydım ne yapılmasınıisterdim, öyle ise bende aynı muameleyi ona yapmamalıyım.Çünkü o yok, ben yok, biz var.
7-yemek kokusu ile onu rahatsız etmemek , gerektiğindede onada o yemekten göndermek.
İşte gerçek komşuluk gerçek kardeşlik .Peygamber efendimiz "Ya Aişe paça yaptığın zaman suyunu biraz fazlaca koy bir kaç komşuya ikramda bulun" buyurmuşlar.Yedirebilmek ne kadar tatlı bir şey olduğıunu Rabbül Alemin bize tattırsın.Aç bir karnı doyurmanın faziletine erdirsin, Rabbimin ikram ettiği nimetlerini

hem ağız tadı ile yemek hemde yedirmek nasib eylesin.
8-Vefat edince cenazesine katılmak:
Bugün ona yarın bize cenazeye işt,iştirak Farz-ı Kifaye'dir. Bu cenazenin yakınlık nispetine göre vazife ağırlaşır, Yapabilirsek evinden alıp, musallaya geürip, namazın! kılıp, ebedi istirahatgahına yerleştirmek.Üç gün içinde cenaze sahiplerine başşağlığında bulunmak.Üç günden sonra o evin üzüntüsünü tekrar hatırlatmak caiz değildir.
Allah teâlâ dini ilimlerden çok çok nasibini alıp görevimizi Allah ve Resulüne layık bir tarzda yerine getirmemizi nasip etsin, yeni neşli bu duygularla yetişmesini dileriz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !